Aşk Kurabiyeleri


Dün gece royal icingle yaptığım aşk kukileri..Kurabiyeleri süsleme kısmına bayılıyorum..İnsan saatin nasıl geçtiğini anlamıyo bile..



Şeker hamuru yerine yapması çok kolay olan royal icingle süsledim kukileri.Aslında bu sefer koyu kıvamlı olmasını istedim desen ve çiçek çalışabilmek için.Bunun için normal tariftekinden daha fazla pudra şekeri kullandım.Yinede olmadı..Tutturamadım kıvamını!!Pudra şekerini ekstra ekstra koymayınca olmucak anlaşıldı.





Şimdilik bu kadar..Tatlı günler..
Sevgiler


Çilekli,kivili,çikolatalı,böğürtlen reçelli cheesecake


Öğrenciyken İstiklal'deki Özsüt'ün ikinci katında yemeye alıştım fazla doyurucu gelen ve zorla bitirebildiğim cheesecakelere.İlk başta küçük gibi gelen porsiyon o yoğun kıvamıyla beni çok zorlamıştır.Ama çok severim kendilerini..,)

Sonunda ne zamandır yapmak istediğim çoğu insanı tadıyla delirten bu peynirli keki deneme fırsatım oldu.New York tarzı cheesecakeleri daha çok sevmeme rağmen pişmeyeninden yaptım.Belkide daha kolay olduğunu düşündüğüm için ama sanırım 2. deneme fırına girecek.


Yine merak edip cheesecake in atalarını araştırdım biraz...Geçmişinin bu kadar eskiye dayanabileceğini düşünmemiştim ama ilk cheesecake 1.yy da tarım ve mutfakla ilgilenen Roman Marcus Porcius Cato (234-149 B.C.) tarafından yapılmış.Tarif libum diye geçiyor yani Roman cheesecake i:

Libum to be made as follows: 2 pounds cheese well crushed in a mortar; when it is well crushed, add in 1 pound bread-wheat flour or, if you want it to be lighter, just 1/2 a pound, to be mixed with the cheese. Add one egg and mix all together well. Make a loaf of this, with the leaves under it, and cook slowly in a hot fire under a brick.

Bu küçük cheesecakeler ilk olimpiyat oyunlarında servis edilmişler.Zamanla yunanlılar ve Romanlar tarafından tarif biraz değiştirilmiş ve diğer ülkelere yayılmış.İşte bu ülkelerde de farklı tarifler çıkmış ortaya.Kullanılan peynirlerin tariflerdeki etkisi tartışılmaz.

Örneğin;İtalya'da ricotto peyniri kullanılırken Fransa'da Neufchatel ,Almanya'da quark cheese , Amerika'da ise Fransızların peynirine göre daha kremamsı olan cream cheese kullanılıyor.


Ben ise Pınar'ın 400 gr lık büyük boy labne peynirini kullandım.Maalesef diğerlerini bulamadım ;)Tarifi cafe fernando 'dan .Asıl tarif mandalinalı olmasına ve bisküvi kullanılmamasına rağmen benimki biraz farklı oldu..

Tabanı için Burçak bisküvi,tereyağı ve file fındık kullandım.Kreması için Cem'in söylediği yöntemi birebir uyguladım.Yağ oranı düşük labne peynirini kağıt havluda 1 saat kadar bekletip fazla suyun gitmesi ve yağ oranının arttırılması işlemi gayet başarılıydı.Diğer pahalı peynirleri hem bulmak zor hemde pahalı diye düşünürsek süper bi yöntem bence..

Süslemeye gelince sonunda berry geçen her meyveyi çok sevdiğim için bulabildiklerimle yetindim ve böyle birşey çıktı ortaya..1 gece dolapta bekledikten sonra yeme kısmı çok zevkliydi...En kısa sürede başka bir tarifle yeniden deniyorum,)..Tatlı günler....

Sevgiler..

Renkli macaronlar ve artık pastakoliğiz

Bol bademli kocaman iki parça kurabiyenin birleştirilmesiyle yapılan çocukluğumda 1 tanesiyle acayip doyduğum acıbadem kurabiyesini biliriz hepimiz..Pütürlü bir yapısı vardır ve macarona göre daha serttir.
Yumurta akı ve pudra şekerinin çırpılmasıyla yapılan meringue bizim bildiğimiz adıyla bezeyide hepimiz biliriz. Çok kolay ve 10 dakikada yapılan içi boş,bol şekerli,kıtır tatlılardır.
Macarona gelirsek, acıbadem kurabiyesiyle bezenin karışımı diyebiliriz..En azından bana göre öyle,)





Fransa'dan çıktığını bildiğimiz macaronun atalarınıda merak ederek birkaç bilgiye ulaştım.
Macaron adı italyanca da 'iyi ve ince hamur' anlamına gelen maccherone'den geliyormuş.İlk macaron 1700'lü yıllarda bir italyan ailesinin aşçıları tarafından yapılmış ve italyan rahibelerle Fransa'ya getirilmiş.
Bir başka söylentide 18.yy da macaronun ilk tohumlarının kuzeydoğu Fransa'nın Nancy şehrinde atıldığı.
Bugünkü kullanılan formuna kavuşmasında ise Fransa'nın en ünlü pastanelerinden Laduree'nin sahibinin kuzenin payı varmış.Yine Fransızlarda bitiyor iş yani..



Şimdi gelelim kökeni yüzyıllar öncesine dayanan benim ise daha yeni yapma fırsatı bulduğum macaron tarifine..Tarifi David Lebovitz'in sayfasından aldım.Aslında asıl tarif kakaolu ama benimkiler renkli oldu..


Malzemeler:
100 gr pudra şekeri
50 gr file badem
3 yemek kaşığı şekersiz kakao(15 gr)
2 adet yumurta akı
5 yemek kaşığı şeker(65 gr)

Çikolatalı Ganaj için:
113 gr bitter çikolata
1/2 bardak çiğ krema
2 yemek kaşığı tereyağ(oda sıcaklığında)

Yapımı:
Erkenden soğuması için ilk krema yapımından başlıyoruz.Sos tenceresinde kremayı kaynayıncaya kadar ısıtıyoruz.Sonra küçük parçalara ayırdığımız bitter çikolatayı kaynamış kremanın içinde eritiyoruz.Altını kapatıp içine tereyağını ekleyip eritiyoruz.Kremamız hazır şimdi soğutmaya bırakabiliriz.
Macaron hamuru içinse ilk pudra file bedem,pudra şekeri ve kakoyu robotta bedemlerin yağı çıkıp şekerle bütünleşene kadar çekiyoruz.Gıda boyası kullanacaksanız ilk sadece şeker ve bedemi çekip boyaları sonra içine ekleyebilirsiniz.Ben öyle yaptım.Başka bir cam kasede yumurta aklarını tepecikler oluşana kadar çırpıyoruz.Sonra yavaş yavaş şekeri ilave edip olabildiğince fazla çırpıyoruzki tepecikler sert bir kıvam alsın.
Şimdi sıra iki malzemeyi spatulayla aşağıdan yukarıya hareketlerle birbirine karıştırmak.Hamurumuz tamamsa sıkma poşetiyle yağlı kağıt serili tepsiye eşit boylarda hamurdan çıkabiliriz.


Macaronların piştikten sonra üstünün kıtır kıtır olması için macaronları 1 saat dinlendirmeye bırakmamızda püf noktalardan birisi.
1 saat sonunda 175 C'lik fırında 10 dakika pişiriyoruz.Fırında çok kalmamaları da başka bir püf nokta..Macaronlarımızın o enfes kokularını aldıktan sonra soğumaya bırakıyoruz.Soğuyan macaronların arasına kremalarını sürerek buzdolabında bir süre bekletiyoruz.Ertesi gün yediğimiz macaronların tadı daha güzeldi gerçekten..Macaronları buzdolabında 3-6 C'de saklayarak 10 gün boyunca taze şekliyle muhafaza edebiliyoruz.


Divan Pastanelerinin macaron ustası Germain Herviault 'na göre az şeker ,bol aroma iyi bir macaron için en önemli şey.Ama ünlü şef dünyanın en iyi bademleri yani Türk bademleriyle yapılan macaronlarında çok daha güzel olduğunun altını çizmiş.Bu bakımdan şanslıyız sanırım.
Fındığın, bademin ve daha birçok şeyin en iyisine sahibiz.Yeterki kullanmayı bilelim..İşte bu kadar yapılışı kolay ama püf noktaları çok bir macaron tarifinin sonuna geldik...


Not:Aynı tarifi uygulamama rağmen benim macaronlar tam istediğim gibi olmadı..Birkaç deneme daha yapmak gerekiyor..

Bu arada sabah Ayşe Yaman'dan gelen maille artık pastakolik listesinde olduğumuzu öğrendim..Pastakolikliğimiz tescillenmiş gibi hissediyorum..;)


Sevgiler..

Tatlı günler

LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin